üniversitede açılma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
üniversitede açılma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eki 2013

Özgürlüğüme İki Adım Daha Ekledim-I




Selamlar canlar,
Bu aralar benden yazılar yayınlama olayına kendimi fazla kaptırdım, ama hoşuma gitmiyor da değil kendimden bi şeyler paylaşmak. Ha diyeceksiniz, diğer yazılar sana ait değil mi diye. Olmaz olur mu ama bazıları daha ben işte siz anladınız.

Her şey okumak için İzmir'i kazanma arzumla başladı. Lise 2de kafama koyduğum bi fikirdi. Aklımın bi köşesinde İstanbul olmasına rağmen nedense İzmire daha ılımlıydım. Çünkü İstanbuldan hala korkarım, nedenini bilmesem de. Neyse konumuz o değil. Lisede yeterince şanslı değildim ya da fazla ürkektim o yüzden yayılmacı politikadan kaçınırdım hep kendimden emin olduğum halde. O yüzden lise arkadaşları kalıcıdır derler ya o bana uymuyor çünkü asıl olmayan ben ile samimileşen arkadaşlarımla ne kadar kalıcı bağlar kurabilirim. Bu yüzden ruhen de Bursadan kaçmak istiyordum, o muhafazakar bakışlar altında yargılanma hissiyatı beni boğuyordu yeterince. Son sene hocalarımın hedef belirleyin çocuklar brifinglerinden mütevellit kafamda mantıktan ziyade hislerimin ve ruhumun olmak istediği yerlerde bölümler aradım. O kadar benimsemiştim ki fikirlerimi ruhumun memleketi diyordum İzmir'e hala da diyorum ara ara sıksa da beni, burada nefes alıyorum. Son sene bu benimseme zamanlarımda hayatımda biri olduğu halde kafama koymuştum ben Bursada okumamalıydım keza Uludağı kazanmak beni zorlayıcı bir şey değildi. Tüm hayır diyemeyeceğim kişilerden yakınları yaz dilekleri almama rağmen inadımla listemi kendim doldurmuştum herkesi dinledikten sonra. Listemi yaptığımda herkesin değil sadece kendi gönlümü yapmıştım. İnat ve bencilliğim kimi zaman iyi işe yaramıyor değil.

İzmir'i arzulama nedenlerimin en merkezisi, tabiki de kasıntı hayatımdan kurtulup yayılmacı politikamın dibine vuracağım ve daha da ben olacağım bir zaman dilimi olsun istemekti hayatımda. Bunu hakkıyla yerine getirdiğime inanıyorum. Bu açılma evrelerimin en sonuncusunu ya da sonuncularını mı desem. Çünkü grup halinde açılmayı yeğler oldum son zamanlarda 2 ile 3 kişiye aynı anda açılma zevkli bir şey, tabi ön çalışma faslını atlamadan. Atlayıp açıldığım istisnalar da yok değil. Biraz şanslıyım ya da insanları iyi analiz edebiliyorum da diyebilirim...


Diğerlerini belki anlatırım belli olmaz ama şimdilik en sonuncusunu anlatmak için yaptığım bunca girişten sonra olay örgüsüne Öncelikle arkadaşlarımı tanıtayım. Bölümden arkadaşlarım ikisi de teki yatay geçişle geldi. Geçen sene samimileştim tam anlamıyla ikisiyle de. İzmirin kavrulduğu zamanların başında Eski Foça yapma planımız vardı. Aklımın bi köşesinde sağlam ve doğruların temellendirdiği gelecek senelerde yanıma kalacak arkadaşlıklar edinmek olduğundan daima out olma fikri duruyordu, ama bu kızların görüşleri ve bakış açıları beni endişelendiriyordu. Çünkü sınıfta kızlarla rahatça konuşabilen, ilk senelerde tüm kızlarla çıkmayan, şakalarını ve triplerini çekebilecek, rahatça seksten ve cinsellikten bahsedebilen tek erkektim diyebilirim. Siz düşünün sınıftaki keko yüzdesini. Keza çok yoğun bi erkek nüfusumuz da yoktur çoğunluğu son sınıfı göremeden aramızdan ayrıldı. Neyse kısa bi anektotdan sonra konuya dönmek gerekirse, 31 mayısta -eylemlerin başladığı günden hatırlıyorum, yoksa günleri, sayıları ve tarihleri zor tutarım hafızamda- Eski Foça yolunda bulduk kendimizi. Bi güzel yüzdük serinledik Foçanın buz gibi denizinde. Haftaiçinin rehavetine kapılıp kalabalık olmaz desek de bizi şaşırtan erkenci yoğunluğa rağmen eğlencemize baktık. Hatta o kadar eğlencemize baktık ki dönüş zaman diliminde sokakta mayolarımızdan kurtulduğumuzu hatırlıyorum. Napalım, koskoca Foçanın sahilinde soyunma kabinleri yok ihtiyacı sahildeki mekanlar karşılıyor. Bu rahatlığın sebepleri arasında yüzerkenki samimiyetimiz ve birbirimizden çekinmeme var elbette. Fazla ayrıntıya girmek istemezken havada kalmasın anlattıklarım. Üstümüzü giyinip fotolarımızı çekildiğimize göre marinada soluklanıp güzel manzaraya ve günbatımına nazır bira-midye yaptık. İşte olay burada kopuyor. Samimi ortamlarım fix oyunu olur genelde benim olduğum ortamlarda yani şişe çevirmece oynadık biralarımızı bitirdikten sonra. Gün boyu olan samimiliğe tüm gerçekliğiyle yeni katmanlar çıktık. Her şeyimiz döküldü ortaya diyebilirim. Seks hayatımızda tutun da ailevi sorunlara kadar. Sınav haftası öncesi son eğlencemiz olduğundan ve sınav haftasında herkes idiota bağladığından mütevellit mutlu olabildiğimiz kadar gülmeye çalıştık o gün. Güzel anılarımın sayfasına kazıdım. Belki de son böyle oturup son konuşmamızdı o sene ve ben artık içimde tutamıyordum dürtülerimi. Bir anda şişe çevirmeye gerek kalmadan atladım ortaya ve benim geçmişimde bir erkekle deneyimlerim oldu dedim...

Affınıza sığınarak söylüyorum, yazının başında dediğim gibi post benden olunca gevezeliğim tutuyor anacım. Ara vere vere yazdım, ama daha da dayanamayacağım eminim anlatmaya devam edersem siz de okurken dayanamayacaksınız o yüzden burada bırakmaya karar verdim ve devamı en yakın zamanda ya da bayramdan sonra gelecek. Söz valla bak essah yaziiciimm ama şimdi hazırlanıp dışarı çıkmam lazım bu kadarıyla yetinin :))
Blogger Witget