gecenin karanlığında köşe başındaavuçlarındaydı başı
eğmişti önüne
kimbilir kaç damla saçmıştı yerlere
o bile sayamamıştır
yüreği kaç parçaydı kimbilir
neydi onu o hale getiren
kimdi gökkuşağından renklerini çalan
bir hikaye bir öykü yoksa bir roman mı acıları
anlatsa biter mi, diner mi ?
hangimiz böyle olmadık ki
hangimiz taşımadık hayatın katran karası izlerini
bırakın renklerimizin çalınmasını
söylesenize hangimiz her gece zifiri karanlığımızda boğulmadık?!
bir romandı hepimizin elindeki
almış başını giden
okumak için hangi köşeleri seçtik kendimize
kimimiz içimizdeki kalabalıklarda boğulurken
kaçımız kalabalıklarda aradık kendimizi
ya da akıttığımız gözyaşlarımız yağmurdan daha mı az ıslattı
bu çivisi çıkmış dünyayı.
gülmek için taktığımız mutluluk askılarıydı
yanaklarımızı acıtan
gamze dedikleri şeyde onun izleri miydi?
özet geçilir mi hayat
ya da kısaca anlatayım denebilir mi ?
hani herkes mutlu ya kahkahalar atıyor ortalığa;
unutmayın
çok gülen insanlar çok acı çekmiş insanlardır...
